Zeytin ağacının köklerinden soframıza uzanan binlerce yıllık yolculuğu. Gemlik zeytininden yola çıkarak zeytinin yaşam döngüsünü, doğayla uyumunu ve bereketini anlatıyoruz.
Binlerce yıldır Akdeniz’in rüzgârıyla dans eden zeytin ağaçları, sadece meyve veren bitkiler değil; barışın, sabrın ve bereketin sembolleridir.
Bizim bahçemizdeki her ağaç da aynı hikâyeyi anlatıyor: kökleriyle toprağa tutunan, dallarıyla gökyüzüne uzanan bir yaşam döngüsü.
Zeytinin Kökleri
Zeytin ağacının tarihi binlerce yıl öncesine, Anadolu ve Mezopotamya topraklarına uzanır.
Bugün Türkiye’de 180 milyondan fazla zeytin ağacı var. Her biri farklı bir yöreye, farklı bir tada ve hikâyeye sahip.
Zeytin, öyle dayanıklıdır ki; yangınlardan, kuraklıktan, soğuktan sonra bile yeniden filizlenebilir. Bu özelliği, insan sabrının ve umudunun simgesi haline getirmiştir.
Gemlik Zeytininin Hikayesi
Gemlik cinsi zeytin, küçük taneli ama yoğun aromalıdır.
Yüksek yağ oranı sayesinde hem sofralık hem de soğuk sıkım zeytinyağı için idealdir.
Bizim bahçemizdeki 15 yaşındaki ağaçlar da bu türdendir; her yıl sabırla büyür, güneşle olgunlaşır.
Zeytin Ağacının Döngüsü
Zeytin ağacı her yıl aynı ritimle yaşar:
- Kışın dinlenir,
- İlkbaharda çiçeklenir,
- Yazın meyvesini büyütür,
- Sonbaharda insan emeğiyle buluşur.
Bu döngüdeki her evre, toprağın bereketini sofralarımıza taşır.
Bahçemizden Not
Ekim ayı yaklaşırken bahçede hafif bir telaş başlıyor.
Hasat zamanı yaklaştıkça dallar ağırlaşıyor, yapraklar arasından siyahlaşan zeytinler beliriyor.
Bu yılki yolculukta her zamanki gibi heyecanlıyız.
Zeytin ağacının hikayesi, sadece bir meyvenin değil; emeğin, doğanın ve sabrın hikayesidir.
Bir sonraki yazımda “Zeytin Hasadına Hazırlık” sürecini ve bahçemizdeki ekim sonu hazırlıklarını paylaşacağım.
